İşitme Engellilerde Bilimsel Düşünce

2013-03-10 03:44:00

Dil insanda işiterek gelişen ve var olan mucizevî bir yetenektir.  Mucizevî bir yetenektir çünkü kimse dilini öğrenmek adına ekstra bir gayret sarf etmez. Hiçbir anne, baba çocuğuna ufak tefek birkaç kelimenin haricinde kelime veya cümle öğretme adına her hangi bir eylem içinde bulunmamamıştır. Bunlar irademizin dışında, doğal çevreninde etkisiyle belleğimize kaydolur, organlarımıza nakşolur. Bu tamamen ilahi bir mucizenin tecellisidir. Çünkü hiçbir anne, hiçbir baba, hiçbir dil bilimci tek tek kelimeleri öğretmek, konuşma organlarını çalıştırmak ve beleğe kaydetmek adına bir şey yapmamıştır ve yapılması da mümkün değildir. Dil çok özel bir yetenektir. Bu yetenek, düşünce ufkunu açarak, var olan bilgilerin aktarımını ve güçlenerek birikimini sağlar. Bir toplumun dil girdisi ne kadar çoksa, bilgi ve bilime olan yatkınlığı da o nispette çoktur. Bunu daha farklı kelimelerle ifade ettiğimizde yanlış söylemiş olmayız; dil, bilimdir. Çünkü diliniz ne kadar kapsamlı ise olayları kavramaya yönelik olan bakışınız, araştırma yöntemleriniz ve bu araştırmaları bir sisteme oturtma beceriniz o nispette gelişir. İşitme engelinin temel olarak ilk engel koyduğu nokta dildir. Durum böyle olunca bilimin belki de temeli olan literatüre ulaşma imkânı engellenmiş ve öğrenilen her şey yeniden keşfedilmeyi bekleyen bir yapıya kavuşmuştur. Literatüre ulaşamayan işitme engelli her konu hakkında var olan dili nispetinde kafa yorup, çıkarımlarda bulunmak durumundadır.  Bu da bilgi birikimini kısır bir döngünün içine sokar. Bir şeyin bilim olabilmesi; var olanı bilgiyi taramayı, olacağa veya olabilirliklere kapı aralamayı, test edip sınamayı ve çıkarımlarla bir düzene ot... Devamı